<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>YAŞAM İÇİN HERŞEY</title>
	<atom:link href="http://www.yasamicinhersey.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasamicinhersey.com</link>
	<description>Hayata Dair Aradığınız Herşey</description>
	<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 18:18:36 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Diyet yapmak ya da yapmamak&#8230;</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/diyet-yapmak-ya-da-yapmamak.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/diyet-yapmak-ya-da-yapmamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 18:18:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[beslenmede aşırı yeme içme]]></category>

		<category><![CDATA[Britanya]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel birleşme sonrası hamile kalma ve kilo alma.hamilelikte kilo alma]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ilişkide zorluk]]></category>

		<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<category><![CDATA[kaaraciğer yağlanması]]></category>

		<category><![CDATA[kilolu]]></category>

		<category><![CDATA[Kylie Minogue]]></category>

		<category><![CDATA[nefes]]></category>

		<category><![CDATA[nefes almada zorluk]]></category>

		<category><![CDATA[oldu]]></category>

		<category><![CDATA[ölüm]]></category>

		<category><![CDATA[ölür]]></category>

		<category><![CDATA[Oscar]]></category>

		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>

		<category><![CDATA[sumo]]></category>

		<category><![CDATA[yağlı insanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1033</guid>
		<description><![CDATA[
Bilimadamları diyetlerin işe yaramadığını söylüyor ve diyetleri adeta birer peri masalına benzetiyor.
Gwyneth Paltrow uzun yıllardır makrobiyotik diyet yapıyor. Kylie Minogue ise greyfurt diyeti ile formunu koruyor. Ayrıca pek çok ünlünün Oscar ödül töreni yaklaştığında lahana çorbası diyetine başladığı biliniyor.
Fakat hangi moda diyeti takip ederseniz edin. Bilimadamları diyetlerin işe yaramadığını söylüyor ve diyetleri adeta birer peri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/Kategori260/2009/12/04/fft23_mf445678.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Bilimadamları diyetlerin işe yaramadığını söylüyor ve diyetleri adeta birer peri masalına benzetiyor.</p>
<p>Gwyneth Paltrow uzun yıllardır makrobiyotik diyet yapıyor. Kylie Minogue ise greyfurt diyeti ile formunu koruyor. Ayrıca pek çok ünlünün Oscar ödül töreni yaklaştığında lahana çorbası diyetine başladığı biliniyor.</p>
<p>Fakat hangi moda diyeti takip ederseniz edin. Bilimadamları diyetlerin işe yaramadığını söylüyor ve diyetleri adeta birer peri masalına benzetiyor.</p>
<p>Britanya Gastroenteroloji Derneği(BSG) başkanı Profesör Chris Hawkey, 2009 Gastro konferansında içinde çiğ yeme, greyfurt ve alkalin diyetlerininde bulunduğu bir dizi ünlü diyet sıraladı. Bu diyetlerin popüler olmasına rağmen obezitenin önüne geçilemediğinin altını çizen Hawkey, her 5 İngilizden birinin zayıflama hapları kullandığını söyledi.</p>
<p>Profesör ayrıca dengeli diyetler arasında Teri Hetcher ve Sarah Jessica Parker&#8217;ında takip ettiği beslenme uzmanı Esther Blum&#8217;un diyetlerini gösterdi. Esther Blum&#8217;a göre ölçülü yemek ve cinsel dürtüleri arttırmak önemli.</p>
<p>Leeds Üniversitesi Medikal Psikoloji Dalı profesörü Andrew Hill ise insanların hızlı ve kolay zayıflama teknikleri aradıklarını ancak bunların çok az olduklarının ve kilo arttıkça uygulanması daha zor hale geldiklerinin altını çizdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/diyet-yapmak-ya-da-yapmamak.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yanlış yatak bel ağrısı nedeni!</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/yanlis-yatak-bel-agrisi-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/yanlis-yatak-bel-agrisi-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 18:07:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[+18 sex videosu]]></category>

		<category><![CDATA[adult video indir]]></category>

		<category><![CDATA[adult video izle]]></category>

		<category><![CDATA[ankara]]></category>

		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ilişkiye girme]]></category>

		<category><![CDATA[DİSK]]></category>

		<category><![CDATA[film indir]]></category>

		<category><![CDATA[film izle]]></category>

		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<category><![CDATA[izle]]></category>

		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>

		<category><![CDATA[romatizma]]></category>

		<category><![CDATA[sevişme]]></category>

		<category><![CDATA[Tıp Fakültesi]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1029</guid>
		<description><![CDATA[
Yanlış yatak, yastık ve yatış pozisyonu, bel ve bo
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/Kategori260/2009/12/04/fft23_mf445733.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Yanlış yatak, yastık ve yatış pozisyonu, bel ve bo</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/yanlis-yatak-bel-agrisi-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çeyrek altın 100 liraya dayandı</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/ceyrek-altin-100-liraya-dayandi.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/ceyrek-altin-100-liraya-dayandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 09:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber & Magazin]]></category>

		<category><![CDATA[altın]]></category>

		<category><![CDATA[altın fiyatları]]></category>

		<category><![CDATA[altın fiyatları düştümü]]></category>

		<category><![CDATA[altın fiyatları tırmanışa geçti]]></category>

		<category><![CDATA[altın yükseldimi]]></category>

		<category><![CDATA[altına yüzde yüz zam]]></category>

		<category><![CDATA[çeyrek altın 100 lira]]></category>

		<category><![CDATA[imf açıkladı]]></category>

		<category><![CDATA[Schnider]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1025</guid>
		<description><![CDATA[
Altın fiyatları yeni güne yeni bir rekorla başladı. Altın içeride de aynı şekilde yükselirken, çeyrek altının fiyatı 97 liraya kadar ulaştı.
Altında rekor serisi bugün de devam ediyor. Yurtdışında altının ons fiyatı 1224 dolara kadar ulaşırken, yeni bir rekora imza atmış oldu. Böylece altın yurtdışından bu yana yüzde 38 oranında yükselmiş oldu.
Uzmanlar, Dubai&#8217;ye ilişkin kaygıların azalması, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/12/03/fft16_mf444557.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Altın fiyatları yeni güne yeni bir rekorla başladı. Altın içeride de aynı şekilde yükselirken, çeyrek altının fiyatı 97 liraya kadar ulaştı.<br />
Altında rekor serisi bugün de devam ediyor. Yurtdışında altının ons fiyatı 1224 dolara kadar ulaşırken, yeni bir rekora imza atmış oldu. Böylece altın yurtdışından bu yana yüzde 38 oranında yükselmiş oldu.<br />
Uzmanlar, Dubai&#8217;ye ilişkin kaygıların azalması, dolardaki zayıf seyir ve Çin ile Hindistan&#8217;ın talebinin fiyatları yukarı çektiğini belirtiyor.<br />
Altının yurtdışındaki yükselişine paralel içeride de fiyatlar artıyor. Cumhuriyet altını 393 liraya ulaşırken, alışverişi en çok yapılan altın türü olan çeyrek altın da 97 lirayı buldu.<br />
GETFX Danışmanlık Altın Fiyatları Raporu:<br />
    “Altında sular durulmuyor ve rekor üstüne rekor kırılıyor.<br />
Beklentimiz olan 1.250-1.300 dolar seviyeleri halen devam etmekte<br />
olup, 1.215 dolar seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz kısa vadeli<br />
düzeltme çok da gerçekleşemedi. Çıkış, dolardaki zayıflama devam<br />
ettiği müddetçe devam edecek gibi görünüyor.Fed’den gelen açıklamalar<br />
faiz artırımının önümüzdeki dönemlerde çok da olası olmadığını<br />
gösterse de varlık alımı yolu ile likiditenin azaltılacak olması<br />
altındaki yükselişi etkileyebilir, ancak hemen değil. Teknik<br />
göstergeler günlüklerde ve haftalıklarda aşırı alım bölgesindeler.<br />
    AL Sinyali devam etmektedir.<br />
    Gün içi olası hareket alanı:<br />
    1.208,38 - 1.231,92 seviyeleri arası<br />
    Kapsamlı Altın raporumuz yayınlanmıştır.<br />
    Şu anki fiyat 1.218,46<br />
    Direnç 1.220,22 1.231,92 1.243,76 1.279,00<br />
    Pivot  1.208,38<br />
    Destek 1.196,68 1.184,84 1.173,14 1.137,76<br />
Anatolia Xchange Altın Fiyatları Raporu:<br />
    &#8220;Çin ve ABD’nin Tutumları Altını Yükseltiyor<br />
    Altın fiyatlarındaki durmak bilmeyen soluksuz yükseliş hareketi dün<br />
de kendisini gösterince altın rekor kıran yeni bir gün daha geçirdi.<br />
Çin kendi parasını değerlendirmekten uzak bir tutum takındığı<br />
sürece ABD de faizleri ısrarla düşük tutma yoluyla Dolar’ı zayıf<br />
tutarak karşılık vermeye devam edince emtia fiyatlarındaki yükseliş<br />
yüksek işsizlik ortamında stagnasyonist bir durum yaratıyor. Bu da<br />
altın fiyatlarının yükselişine neden oluyor. Altının yükseliş<br />
hareketinin grafiği 1192’den itibaren oluşan yükselişin aşırı<br />
derecede olduğunu gösterdiğinden her an aşağı yönlü bir düzeltme<br />
hareketi oluşabilir. Bunun ne zaman hangi şartlar altında<br />
başlayacağını ön görmek de güç ancak er ya da geç çok belirgin bir<br />
düşüş hareketinin oluşması gerekiyor. Olası düzeltme hareketinin<br />
en az yüzde 10 olmasını beklediğimden düzelme hareketi 1118<br />
Dolar’a kadar devam edebilir ama dediğim gibi dönüş hareketinin<br />
oluşması teyit edilmeli.&#8221;<br />
SPOT ALTIN FİYATININ 2010’DA 1.300 DOLAR/ONS SEVİYESİNDE TEPE YAPMASI BÜYÜK OLASILIK<br />
 UBS Wealth Management’ın emtia araştırma bölümünü başkanı<br />
Dominic Schnider, altın fiyatının 2010 yılında 1.300 Dolar/ons<br />
seviyesinde tepe yapmasını büyük olasılık olduğunu söyledi.<br />
Schnider, yaşanacak bir geri çekilmede destek noktasını ise muhtemelen<br />
1.100 Dolar/ons olacağını ifade etti.<br />
     Schnider, “Enflasyon ve ABD Doları’na ilişkin görünümümüz<br />
altında 1.300 Dolar’dan daha yüksek fiyatları haklı göstermiyor”<br />
diye konuştu.<br />
     Bununla birlikte Schnider, madenden altın arzına yüzde 20’ye<br />
varan katkı yapan merkez bankaları altın satışının kesilmesi halinde<br />
2010 ve 2011’de altında arz açığının olabileceğini ve uzun vadede<br />
altın fiyatının daha yukarı gidebileceğini de vurguladı.<br />
    Schnider, “Madenden altın arzı açığı kapatacak şekilde 200 ton<br />
artamaz” diye konuştu.<br />
    Altın fiyatının önümüzdeki birkaç ayda 1.500 Dolar/ons seviyesine<br />
çıkma potansiyeli olduğunu da belirten Schnider, ancak bunun gerçekleşesi<br />
için bazı yukarı yönlü katalizörler gerektiğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/ceyrek-altin-100-liraya-dayandi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ABD savaşçı istedi.</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/abd-savasci-istedi.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/abd-savasci-istedi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 08:51:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber & Magazin]]></category>

		<category><![CDATA[ABD]]></category>

		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>

		<category><![CDATA[Ali Babacan]]></category>

		<category><![CDATA[ankara]]></category>

		<category><![CDATA[avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[Avrupa Parlamentosu]]></category>

		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>

		<category><![CDATA[Başmüzakereci]]></category>

		<category><![CDATA[demokratik açılım]]></category>

		<category><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Egemen Bağış]]></category>

		<category><![CDATA[El Kaide]]></category>

		<category><![CDATA[fransa]]></category>

		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>

		<category><![CDATA[ISAF]]></category>

		<category><![CDATA[James Jeffrey terörle]]></category>

		<category><![CDATA[mayın]]></category>

		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>

		<category><![CDATA[NATO]]></category>

		<category><![CDATA[new york]]></category>

		<category><![CDATA[Reuters]]></category>

		<category><![CDATA[Taliban]]></category>

		<category><![CDATA[Türk askeri]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[Vecdi Gönül]]></category>

		<category><![CDATA[Washington]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1023</guid>
		<description><![CDATA[
Obama, Afganistan’a 30 bin asker daha gönderileceğini açıkladı. ABD’nin Ankara elçisi, Türkiye’den de muharip asker istedi. Konu Erdoğan’ın Washington ziyaretinde gündeme gelecek. Ankara’nın tutumu, Türk askerinin çatışmalarda yer almaması
ABD Başkanı Barack Obama, önceki gün yeni Afganistan stratejisini açıklayarak, bu ülkeye 30 bin Amerikan askeri daha göndereceğini ve NATO müttefiklerinden de takviye kuvvetler beklediklerini belirtti. Dün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/MansetSol378_495/2009/12/03/fft1_mf444397.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Obama, Afganistan’a 30 bin asker daha gönderileceğini açıkladı. ABD’nin Ankara elçisi, Türkiye’den de muharip asker istedi. Konu Erdoğan’ın Washington ziyaretinde gündeme gelecek. Ankara’nın tutumu, Türk askerinin çatışmalarda yer almaması<br />
ABD Başkanı Barack Obama, önceki gün yeni Afganistan stratejisini açıklayarak, bu ülkeye 30 bin Amerikan askeri daha göndereceğini ve NATO müttefiklerinden de takviye kuvvetler beklediklerini belirtti. Dün de ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey de Afganistan’da Taliban ve El Kaide’ye karşı yürütülen terörle mücadele harekâtına Türkiye’den en kısa sürede ek asker istediklerinin mesajını verdi.<br />
Jeffrey, Afganistan’da terörizmle mücadele sorumluluğu bulunmayan ISAF harekâtına katılan Türkiye’nin, sıcak çatışmaya girmeme sınırlamasını kaldırması gerektiğini söyledi. Jeffrey, dün ikametgâhında yaptığı açıklamada, Türkiye de dahil müttefiklerden ek birlik sağlamalarını beklediklerini ifade etti ve “Türklerle de bu konuyu birçok düzeyde görüşüyoruz” dedi.<br />
Obama, New York West Point Askeri Akademisi’nde yaptığı konuşmada  Afganistan’a 30 bin asker daha gönderileceğini ilan etmişti. Erdoğan’ın 6 Aralık’taki ABD gezisinin gündemindeki en önemli konulardan biri de Afganistan’a ek asker talebi olacak. Jeffrey de konunun Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında da gündeme geleceğini açıkladı. Ancak, ABD’nin Sürekli Özgürlük Harekâtı çerçevesinde Afganistan’daki Taliban ve El Kaide unsurlarına karşı yürütülen terörle mücadele için asker istemesi, Türkiye’nin Milli Güvenlik Kurulu’nda oluşturulan resmi politikasıyla örtüşmüyor.<br />
ABD, diğer NATO üyelerinden olduğu gibi Türkiye’den de, Afganistan’a muharip güç göndermesini uzun süredir istiyor.  Obama’nın Erdoğan’la 7 Aralık’ta yapacağı görüşmede bu talebi ilk ağızdan ileteceği de kesinleşti.<br />
Buna karşın Türkiye’nin Afganistan’a muharip güç göndermeme konusundaki somut tutumu biliniyor. Ankara, Türk askerinin Müslüman unsurlara karşı kullanılmasının sorunlar yaratabileceğini, bunun da Afganistan çerçevesinde yarardan çok zarar getireceğini düşünüyor.</p>
<p>Son bildirideki vurgu<br />
Milli Güvenlik Kurulu’nun ekim ayındaki son toplantısının ardından yayımlanan bildiride de, hem Genelkurmay, hem Dışişleri Bakanlığı’nın görüşünü yansıtacak biçimde Türkiye’nin tutumu şu cümlelerle ifade edildi:<br />
“Afganistan’da son dönemde meydana gelen gelişmeler, cumhurbaşkanlığı seçimleri değerlendirilmiş, ülkemizin, Afganistan’ın istikrarına yönelik katkı ve girişimlerinin sürdürüleceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kâbil Bölge Komutanlığı görevini Kasım 2009’da ikinci defa alacağı, yine önceki görevlerde olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadele, uyuşturucuyla mücadele, mayın temizleme görevlerinde kullanılmayacağı teyit edilmiştir.”</p>
<p>Dışişleri açıklaması:<br />
Salt askeri yöntem çözüm getirmez<br />
Dışişleri Bakanlığı, ABD Büyükelçisi James Jeffrey’nin açıklamalarının ardından dün akşam kapsamlı       bir açıklama yaptı. Üstü kapalı olarak Türkiye’den doğrudan savaşacak asker istenmemesi gerektiği mesajının verildiği açıklamada, “Afganistan’ın geleceği Afganların öncülüğünde ve sahipliğinde belirlenecektir. Afganistan’daki sorunların salt askeri yöntemlerle çözülemeyeceği, üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve vurgulaya geldiğimiz bir husus olup bugün uluslararası toplumun bütün üyeleri tarafından da kabul edilmektedir” denildi.</p>
<p>Erdoğan’ın tutumu merakla bekleniyor<br />
Başbakan Erdoğan’ın Obama ile görüşmesinde, Türkiye’nin tutumunda U dönüşü beklenmiyor. Ancak demokratik açılım konusunda ABD’nin desteğine büyük önem veren hükümetin, Amerikan yönetiminin talebi karşısında nasıl bir tutum alacağı merak ediliyor.</p>
<p>Egemen Bağış’tan ek asker mesajı<br />
Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, tüm NATO üyelerinin Afganistan’a ek asker gönderme kararı alması halinde Türkiye’nin de buna kayıtsız kalmayacağı mesajını verdi. Kâbil’deki komutanın Türkiye’ye geçtiğini hatırlatan Bağış, bunun zaten asker artırımını beraberinde getirdiğinin altını çizdi. Bağış, “Eğer Başkan Barack Obama’nın açıklamasından sonra tüm NATO üyeleri katılımlarını artırma yönünde karar alırsa Türkiye farklı davranmaz” diyerek Afganistan konusunda herkesin aynı kulübün üyesi olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Babacan, ‘Taliban’sız olmaz’ demişti<br />
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Taliban’ın siyasi sisteme çekilebileceği değerlendirmesinde bulunmuştu. Geçtiğimiz mart ayında Zaman gazetesine verdiği demeçte, “Afganis-tan’daki sorun çatışmalarla çözülecek bir konu değil, çünkü bölgeye daha fazla asker gönderdiğinizde Taliban’ı karşınıza alıyorsunuz” demişti.  Taliban destekçisi grupların müzakerelerle siyasi sistem içine çekilebileceğini vurgulayan Babacan, insanların doğru yönlendirilmesi halinde problemin çözümü noktasında iyi sonuçlar alınabileceğini savunmuştu.</p>
<p>Gönül: Türk askeri savaşmayacak<br />
Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği’nin bir etkinliğinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Afganistan’daki Türk askerlerinin çatışmaya girmesi konusundaki rezervlerinin sürdüğünü belirterek, bu ülkedeki 1750 Türk askerinin Sürekli Özgürlük Harekâtı’na (During Freedom Operation) dahil olmayacağını açıkladı</p>
<p>Türk askeri bir ayda iki misline çıktı<br />
Son bir ay içinde 958 kişilik takviye yapan Türkiye’nin şu anda Afganistan’da 1750 askeri bulunuyor.<br />
Reuters ajansının verilerine göre, Afganistan’da görev yapan uluslararası güce (ISAF) katkı sağlayan ülkelerin asker sayıları şöyle:<br />
ABD: 34.800 (ABD’nin ISAF dışında Afganistan’ın doğusunda görev yapan   33 bin 200 askeri daha bulunuyor)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/abd-savasci-istedi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>EVO X powered Formula car</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/evo-x-powered-formula-car.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/evo-x-powered-formula-car.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 20:09:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blackcrow</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Video Klip]]></category>

		<category><![CDATA[drag]]></category>

		<category><![CDATA[drift]]></category>

		<category><![CDATA[evo]]></category>

		<category><![CDATA[evo 10]]></category>

		<category><![CDATA[evo 9]]></category>

		<category><![CDATA[evo x]]></category>

		<category><![CDATA[hız]]></category>

		<category><![CDATA[lancer]]></category>

		<category><![CDATA[mitsubishi]]></category>

		<category><![CDATA[modifiye]]></category>

		<category><![CDATA[yarış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1019</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://www.yasamicinhersey.com/evo-x-powered-formula-car.html"><img src="http://direksiyonda.com/blog/wp-content/uploads/2008/03/HKS_Mitsubishi_Lancer_Evo_X%20(1).jpg" alt="Video Klip" alt=" "235" height="227" /></a></p></blockquote>
<blockquote><p><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xahgmt" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"></embed></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/evo-x-powered-formula-car.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek hastalığında &#8220;yanlış inanış&#8221;</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/bobrek-hastaliginda-yanlis-inanis.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/bobrek-hastaliginda-yanlis-inanis.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 17:59:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[alt]]></category>

		<category><![CDATA[AST]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<category><![CDATA[Denizli Devlet Hastanesi]]></category>

		<category><![CDATA[Diyaliz]]></category>

		<category><![CDATA[Dr. Funda Sağlam]]></category>

		<category><![CDATA[Glikoz]]></category>

		<category><![CDATA[HDL]]></category>

		<category><![CDATA[LDL]]></category>

		<category><![CDATA[Nefroloji Uzmanı]]></category>

		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<category><![CDATA[Şerbet]]></category>

		<category><![CDATA[su]]></category>

		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>

		<category><![CDATA[tuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1016</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği ile ilgili yaygın bir &#8220;yanlış anlayış&#8221;ın aksine, yetmezlik bulunan hastaların susadıkça su içmelerinin yeterli olacağı belirtildi.
Denizli Devlet Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Funda Sağlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği ile ilgili yaygın bir &#8220;yanlış anlayış&#8221; olduğunu, aksine, yetmezlik bulunan hastaların susadıkça su içmelerinin yeterli olacağını kaydetti.
Sağlam, yaptığı yazılı açıklamada, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği ile ilgili yaygın bir &#8220;yanlış anlayış&#8221;ın aksine, yetmezlik bulunan hastaların susadıkça su içmelerinin yeterli olacağı belirtildi.</p>
<p>Denizli Devlet Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Funda Sağlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği ile ilgili yaygın bir &#8220;yanlış anlayış&#8221; olduğunu, aksine, yetmezlik bulunan hastaların susadıkça su içmelerinin yeterli olacağını kaydetti.</p>
<p>Sağlam, yaptığı yazılı açıklamada, böbrek rahatsızlığı ve yetmezliği olan hastaların dikkat etmeleri gereken konularla ilgili bilgi verdi.</p>
<p>Böbrek hastalarının beslenmelerine dikkat etmesinin önemine işaret eden Sağlam, böbrek işlevleri yüzde 30’un altına inen hastaların, özellikle potasyum ve fosfor içeren gıdaları sınırlı tüketmeleri gerektiğini bildirdi.</p>
<p>Funda Sağlam, sağlıklı insanların günde tüketmeleri önerilen su miktarının 1.5 ile 2 litre arasında bulunduğunu ifade ederek, şu bilgileri<br />
 verdi:</p>
<p>&#8220;Yaz aylarında terleme ile oluşan kayıplar nedeniyle, 2.5 ile 3 litre, bazen daha fazla su tüketimine gereksinim olabilir. Vücudun sıvı kayıplarında, beyindeki susama merkezi uyarılır ve susama hissi oluşur. Dolayısıyla, beyin işlevleri normal olan gençler, su gereksinimi durumunda susamaktadırlar. Bu nedenle hiçbir hasta ya da sağlıklı bireye, çok su içme konusunda uyarıda bulunmak gerekliliği yoktur.&#8221;</p>
<p>Sağlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği şeklinde yaygın bir &#8220;yanlış anlayış&#8221; bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Tuzlu yiyen ve çok su içen diyaliz hastalarında, seanslar sırasında tansiyon düşmesi yaşanır ve kas kasılmalarına rastlanır. Bu durum, geriye kalan böbrek işlevlerinin daha da azalmasına ve uzun vadede hasta ömrünün kısalmasına neden olur.&#8221; Böbrek taşı olan hastalara günde 3 litre su içme konusunda öneride bulunulabileceğine dikkat çeken Sağlam, bu hastaların çok su içmesi konusunda zorlanmaması gerektiğini anlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/bobrek-hastaliginda-yanlis-inanis.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Genç kalmanın yolu yüzyıllar önce bulunmuş</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/genc-kalmanin-yolu-yuzyillar-once-bulunmus.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/genc-kalmanin-yolu-yuzyillar-once-bulunmus.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 17:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[a vitamini]]></category>

		<category><![CDATA[amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Amerikan]]></category>

		<category><![CDATA[Amerikan Hastanesi]]></category>

		<category><![CDATA[C vitamini]]></category>

		<category><![CDATA[çilek]]></category>

		<category><![CDATA[d vitamini]]></category>

		<category><![CDATA[Dermatoloji]]></category>

		<category><![CDATA[E vitamini]]></category>

		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>

		<category><![CDATA[kuşburnu]]></category>

		<category><![CDATA[meyve]]></category>

		<category><![CDATA[şeftali]]></category>

		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<category><![CDATA[üzüm]]></category>

		<category><![CDATA[yeşil çay]]></category>

		<category><![CDATA[zencefil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1014</guid>
		<description><![CDATA[
Genç kalmanın yollarını yüzyıllar öncesinde Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler bulmuş.
Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe genç kalmak ile ilgili önerilerini paylaştı.
Piyasada olan peptit içerikli ürünler gerçekten yaşlanmayı geciktirir mi?
Protein(peptit) içeren maddeler Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler’in de cilt ve saç bakımında kullandığı maddelerdir. Süt, soya unu ve yumurta akı da, temizlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/Kategori260/2009/09/16/fft23_mf374671.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Genç kalmanın yollarını yüzyıllar öncesinde Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler bulmuş.</p>
<p>Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe genç kalmak ile ilgili önerilerini paylaştı.</p>
<p>Piyasada olan peptit içerikli ürünler gerçekten yaşlanmayı geciktirir mi?<br />
Protein(peptit) içeren maddeler Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler’in de cilt ve saç bakımında kullandığı maddelerdir. Süt, soya unu ve yumurta akı da, temizlik ve yüz maskesi olarak kullanılmıştır.</p>
<p>Yakın zamana kadar cilt bakım ürünlerinde kullanılan proteinler, kolajen, elastin, fibronektin olmuştur. Ancak bunların moleküllerinin büyük olduğu ve deriden geçemedikleri ileri sürülerek, küçük peptitler sentetik olarak üretilmiştir. Bunlardan mikrokolajen pentapeptit, deride fibroblastlardan kolajen üretimini stimüle etmektedir. Bakır peptitler doku koruyucu, onarıcı, yara iyileştiricidirler. Fizyolojik bir dipeptit olan bakır karnosin, antioksidan olarak kozmetik ürünlerde kullanılmaktadır.</p>
<p>Sentetik olarak üretilen tripeptit ve pentapeptitlerin yapısına yağ asidi(palmitoil) eklenince, deriden geçişleri daha da kolay olmaktadır. Böylece bu ürünler deride kolajen üretimini artırmakta ve ince çizgi ve kırışıklıkların düzelmesini sağlamaktadırlar.</p>
<p>Bir heksapeptit olan argirelin ise botox gibi kırışıklıkları açmaktadır. Ancak daha az toksik olmasına karşın etkinliği de çok daha azdır. Günümüzde peptitli anti – aging ürün sayısı sürekli artmaktadır.</p>
<p>Ayrıca yaşlanmayı geciktirmek için önerdiğimiz ürünler şunlardır:</p>
<p>•Öncelikle güneşin deriye vereceği hasar engellenmeli ve antioksidanlar sürülmelidir.<br />
•Nemlendiricilerle deri dış etkenlerden korunmalı, gergin ve elastik olması sağlanmaktadır.<br />
•A(retinoik asit), B,C,E vitaminleri içeren kremler değişik yollardan etkilerini yaparak deriyi genç tutmaktadırlar.<br />
•AHA (Alfahidroksi asit: Meyve asidi) içeren kozmetikler kırışıklıkların oluşumunu engellemektedirler. Bunların en çok kullanılan glikolik asit ve laktik asittir.<br />
•Biyolojik aktif maddelerden hyaluronik asitli kremler deriyi yumuşatmakta ve esneklik vermektedir.<br />
•Bitkilerden ise ginko biloba ekstresi ekstresi, yeşil çay, aloe vera jeli, deri yaşlanmasını engelleyici özelliğe sahiptir.</p>
<p>Gençlerin deri yaşlanmasını geciktirmek için yapmaları gereken en önemli şey yaşlandıran nedenlerden uzak durmaktır. Yani deriyi güneşten iyi korumayı bilmeleri gerekmektedir.<br />
Seçilen güneş koruyucular da SPF 30’dan az olmamalıdır. Koruyucular sadece yaz aylarında değil, yağmurlu, karlı havalarda parlak güneş varken de sürülmelidir. Ayrıca bu koruyucuların etkinliklerinin 3 – 4 saatte kaybolduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>Makyaj altına uygulanmaları daha etkili olsa da, imkan olmadığı zaman makyaj üstüne sürülmeleri de yararlı olmaktadır.</p>
<p>Dış etkenlerden deriyi yaşlandıran ikinci önemli faktör ise sigaradır. Sigara, derideki zararını güneşten daha derin tabakalara kadar yapmaktadır.</p>
<p>Elastik lifler değiştiğinden deri sertleşmekte, grimsi bir renk almakta, DNA hasarı arttığından kurumakta, kırışmakta, yara iyileşmesi zorlaşmakta ve güneşe maruz kalınmış gibi deri kanserleri daha sık görülmektedir. Bu deri değişiklikleri erkeklerden çok kadınlarda gözlenmektedir.</p>
<p>Gençlerin derilerini yaşlanmaktan korumak amacıyla beslenmelerine de dikkat etmeleri gerekmektedir. Aşırı yağlı yiyecekler ve aşırı kilolar da derinin daha hızlı yaşlanmasına neden olmaktadır. Deriyi güçlendirmek için ise antioksidanlar(A,C,E vitaminleri, Selenyum), D vitamini, yeşil çay, üzüm, zencefil ve kuşburnunun bol alınması önerilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/genc-kalmanin-yolu-yuzyillar-once-bulunmus.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Reflü deyip geçmeyin!</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/reflu-deyip-gecmeyin.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/reflu-deyip-gecmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 17:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[alkol]]></category>

		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>

		<category><![CDATA[Doç Dr. Hasan İnsel]]></category>

		<category><![CDATA[domates]]></category>

		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<category><![CDATA[maden suyu]]></category>

		<category><![CDATA[mide]]></category>

		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[mide kanseri ameliyatı izle]]></category>

		<category><![CDATA[nikotin]]></category>

		<category><![CDATA[Reflü]]></category>

		<category><![CDATA[soda]]></category>

		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<category><![CDATA[video]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam tarzı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1012</guid>
		<description><![CDATA[
Çok yenen bir yemekten sonra arada bir mide yanması çoğumuzun tanıdığı bir durumdur. Bu mide yanması şikâyetleri tekrarlıyorsa bunu hafife almamanız lazım.
Dr. Hasan İnsel
Eğer haftada iki-üç kez ya da daha sık mide yanmasından veya benzeri bulgulardan şikayet ediyorsanız, bu aslında reflü denen önemli bir sorunun göstergesi olabilir. Ayrıca göğüs kemiğinizin altında bir ağrı, dilinizin arkasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/Kategori/2009/09/17/fft22_mf375187.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Çok yenen bir yemekten sonra arada bir mide yanması çoğumuzun tanıdığı bir durumdur. Bu mide yanması şikâyetleri tekrarlıyorsa bunu hafife almamanız lazım.</p>
<p>Dr. Hasan İnsel</p>
<p>Eğer haftada iki-üç kez ya da daha sık mide yanmasından veya benzeri bulgulardan şikayet ediyorsanız, bu aslında reflü denen önemli bir sorunun göstergesi olabilir. Ayrıca göğüs kemiğinizin altında bir ağrı, dilinizin arkasında acı bir tat, ağza acı mide sıvısı gelmesi, gece öksürükleri, ses kısıklığı ve hattâ tekrarlayan zatürriye ve yutma güçlüğü gibi belirtiler görülebilir. Her 100 kişiden birinin doktora gitme sebebi olan reflü hastalığının nedeni, mide içeriğinin yemek borusuna geçmesini önleyen  kapak gibi büzücü kasın  bozukluğudur. Mide ile yemek borusu arasında bir kapak işlevi gören bu büzücü kasın fazla gevşemesi sonucunda, mide asidinin ve sindirim enzimlerinin yemek borusuna geri kaçmasıyla yemek borusu tahriş olur ve reflü belirtileri ortaya çıkar. Mide yapı olarak şiddetli aside karşı korumalıdır ve dayanıklıdır; yemek borusunda ise bu koruma yoktur, bu nedenle mideye zarar vermeyen asit, yemek borusunu tahriş eder.</p>
<p>Tedavi edilmeyen reflü, ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir. Reflü şikâyetinde muhakkak doktorunuza danışmalısınız. Reflü denen durumun doktor tarafından tanısı konulduktan sonra,  hem ilaçla hem de bazı yaşam tarzı değişiklikleriyle tedavi edilmesi gerekir. Yaşam tarzı değişikliği olarak ilk adım, eğer fazla kilolu iseniz makul bir kiloya inmektir, çünkü fazla kilolar, yemek borusu kapağı üzerindeki basıncı artırarak onun gevşemesine yol açar. </p>
<p>Midenizi çok doldurmayın<br />
Öğünlerde aşırı yemek mideyi zorlar ve  mide içeriğinin yemek borusuna geçmesine neden olur. Midenizi şişirecek şekilde yemek yemenizin reflü şikâyetlerini artıracağı kesindir. Doğrusu mideyi çok doldurmamaktır. Yenilenlerin cinsi reflü şikâyetlerinde etkili olabilir, ama bu kişiden kişiye değişmektedir. Reflü belirtilerine sık neden olan gıdalar arasında yağlı besinler (patates kızartması gibi), çikolata, domates, nane, kola, greyfurt ve portakal suyu sayılabilir. Baharatlı yemekler de bazı kişileri rahatsız edebilir.<br />
Hamilelikte şikâyetler artar</p>
<p>Hamilelikte mide yanması gibi şikâyetler artar, çünkü bu dönemde artan hormonlar yemek borusu kapağını gevşetici rol oynar ve büyümekte olan bebek de mideye baskı yapar.<br />
Yemek borusu kapağı üzerinde gevşetici etki yaptığından ve yemek borusuna kaçışı kolaylaştırdığından alkolden kaçınmak gerekir. Alkol adeta mide asidi için yemek borusunun kapısını açan anahtardır ve reflü semptomlarını artırır. Alkol gibi sigaradaki nikotin de yemek borusu kapağını gevşetebilir. Bazı ilaçlar da reflüyü artırabilir. Kullandığınız ilaçları muhakkak doktorunuza bildirin ki, o size içlerinde reflü şikayetlerini tetikleyep olup olmadığını    söyleyebilsin.<br />
Reflünün tedavisi uzun bir süreçtir<br />
Reflüde yaşam tarzı değişiklikleri her zaman yeterli olmayabilir. Reflü tedavisi için çeşitli tedavi yöntemlerinden hangisinin size uygun olduğuna doktorunuz karar verecektir. Reflünün uzun süreli tedavisi gerekir, tedavi kesildiğinde, yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınamayan semptomlar, genellikle yeniden alevlenir. Reflü önlenemiyorsa veya yemek borusunda hasara neden olmaya başlamış veya olmuşsa doktorunuz ameliyat önerebilir.<br />
Yakın zamandaki bir araştırmaya göre haftada bir kez mide yanması şikâyeti olanlarda yemek borusu kanseri, hiç şikâyeti olmayanlara oranla, sekiz kat daha sık görülüyor. 20 yıldan uzun süre şiddetli mide yanması şikâyetleri olan ve doktor kontrolünde ciddi tedavi görmemiş hastalarda ise, kanser 40 kat kadar daha sık görülüyor. Bu nedenle reflü şikâyetlerinde önemli değil geçer dememeli, muhakkak doktorunuzun görüşü ve önerileri alınmalı.<br />
Ne zaman ve nasıl yattığınız önemli<br />
Yemeklerden sonra ne zaman ve nasıl yattığınız reflü bakımından çok önemlidir. Mükellef bir akşam yemeğinden bir saat sonra yatmanız reflü şikayetlerini davet anlamına gelir. Yemekten en az iki saat sonra yatılmalıdır. Yatağın başucunun ayaklarının altına tuğla veya tahta bloklar konularak 15-20 cm yükseltilmesi yediklerinizin ait olduğu yerde, yani midede kalmasını sağlar ve reflü şikayetlerini azaltır. Başı bildiğimiz normal yastıkla yükseltmek ise uyku sırasında aşağı kayıp mide bölgemizden katlanmaya sebep olacağından, tam tersine şikayetleri artırır. Bu iş için özel olarak yapılmış reflü yastıkları vardır, doktorunuz öneriyorsa onları deneyebilirsiniz. Akşam yemeğinden sonra, yapılacak kısa yürüyüşlerin de yararı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/reflu-deyip-gecmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl Öpüşülür?</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/nasil-opusulur.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/nasil-opusulur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 11:02:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[aşk]]></category>

		<category><![CDATA[ben nasıl bozacam kızlık zarını]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[çıtır kızlık zarı bozma]]></category>

		<category><![CDATA[çıtır kızlık zarı bozma bak]]></category>

		<category><![CDATA[çıtır kızlık zarı bozma download]]></category>

		<category><![CDATA[çıtır kızlık zarı bozma indir]]></category>

		<category><![CDATA[çıtır kızlık zarı bozma izle]]></category>

		<category><![CDATA[çıtır kızlık zarı bozma seyret]]></category>

		<category><![CDATA[en güzel adult film burda]]></category>

		<category><![CDATA[en güzel porno filmi]]></category>

		<category><![CDATA[en güzel seks burda]]></category>

		<category><![CDATA[ilk gecede kızlığını bozamassam]]></category>

		<category><![CDATA[işte kızlık zarı bozma diye ben buna derim]]></category>

		<category><![CDATA[kızlığı nasıl bozuyor]]></category>

		<category><![CDATA[kızlığını bozamayacağımdan korkuyorum]]></category>

		<category><![CDATA[kızlığını bozdum mu ?]]></category>

		<category><![CDATA[kızlık bozma izle]]></category>

		<category><![CDATA[kızlık zarı nasıl bozulur izle ve gör]]></category>

		<category><![CDATA[kızlık zarı nasıl kanıyor]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl öpüşülür]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl öpüşülür izle]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl öpüşülür seyret]]></category>

		<category><![CDATA[öpüşme]]></category>

		<category><![CDATA[öpüşmek]]></category>

		<category><![CDATA[porno film izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1010</guid>
		<description><![CDATA[
Nasıl Öpüşülür? 
1-Iyi öpüsebilmenin en önemli unsuru dudaklarinizi kullanabilmenizdir. Dudaklarinizin rahat ve yumusak olabilmesine özen gösterin. Uzun bir süre dudak dudaga temas çok etkili olacaktir.Dudaklarinizi partnerizin yanaklarinda ve boynunda dolastirmayi da ihmal etmeyin.
2-Nefesinizi kullanin.Boynunda ve kulaginda sizin hafifçe nefesinizi hissetmesi çok hosuna gidecektir
3-Dilinizi opüsmenin ilerleyen safhalarinda kullanmalisiniz.Ilk etapta partnerinizin dudaklarini yumusakça yalamaya baslayin. Partnerizi öpmeden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.flortcafe.com/images_up/megan_fox-flortcafe.jpg" alt="" /></p>
<p>Nasıl Öpüşülür? </p>
<p>1-Iyi öpüsebilmenin en önemli unsuru dudaklarinizi kullanabilmenizdir. Dudaklarinizin rahat ve yumusak olabilmesine özen gösterin. Uzun bir süre dudak dudaga temas çok etkili olacaktir.Dudaklarinizi partnerizin yanaklarinda ve boynunda dolastirmayi da ihmal etmeyin.</p>
<p>2-Nefesinizi kullanin.Boynunda ve kulaginda sizin hafifçe nefesinizi hissetmesi çok hosuna gidecektir</p>
<p>3-Dilinizi opüsmenin ilerleyen safhalarinda kullanmalisiniz.Ilk etapta partnerinizin dudaklarini yumusakça yalamaya baslayin. Partnerizi öpmeden dudaklarini nemlendirin. Öpüsmeye basladiginizda kendi dudaklarinizi da nemlendirmeyi unutmayin</p>
<p>4-Dilinizi partneriniz boynundan kulagina, geçtiginiz bölgeleri hafifçe yalayarak götürün. Kulak memesini de emebilirsiniz. Kulagini aginizla kapatip derin nefes alin.</p>
<p>5-Dilinizin ucunu partnerinizin kabul etmesini saglayin siz de onunkini. Bu oynasmadan sonra partnerinizin dilini hafifçe emmeye baslayin.Partnerinizin dudaklarini hafifçe emin ve yalayin.Çenesini hafifçe isirmaniz hosuna gidecektir</p>
<p>6-Partnerizin vücudundaki hassas bölgeleri ona sormadan bulmaya çalisin. Dudaklarinizla onun vücudunu kesfedin Genelde hassas olarak adlandirilan bölgeleri söyle siralayabiliriz;meme baslari,goguslerin arasi, kollarin alti, göbek çukuru.</p>
<p>1.kızın boynunu ıslattıktan sonra hafifce ufleyin (kudururlar<br />
2.boyunave dudaklara abartmadan sert dil darbeleri ve dis gecirme olayına girin<br />
3.her kızla aynı opusulmez kızın opusme stilini ogrenip olayı ona gore yonlendirin<br />
4.eger kız cok guzel opusuosa baglantınızı kopartmayın.<br />
kızları opmek o kadar zor bisi deildir bi kez ben trende yanıma oturmus olan ve tanımadıgım bi kızı yolculuk suresınde tavlayıp yalamıstım bile ve kız benim opustugum kızlar icinde en iyi opusen kızdı ve ben ancak 1 saat yaladım ve trenden indikten sonrada bi daa kızla gorusmedim ben bu salaklıgı yaptım siz yapmayın(bu arada tren olayı yalan veya abartı deil tam 4 yolculukta 3 kız bagladım ustuste 4duncudede baglıyodum kız telefon nomu istedi trenden bi indik bi golyat gelip kızı aldı erkek arkadasıymıs az daa kabagı yardırıyoduk eheehe)</p>
<p>Öpüşme şekilleri</p>
<p>Maceracı<br />
Öpüşme tekniği:İstekleri bitmez ve oldukça sırnaşık bir şekilde öpüşür. Ayrıca öpüşme esnasında vücut temasına çok özen gösteren maceracı, bu davranışıyla öpüşmenin onun için cinsel ilişkiden önce gelen bir basamak olduğunu gösterir.<br />
Vücut yapısı: Kaslı, geniş omuzlu, erkeksi, sportif<br />
Özellikler: Bonkör, ama yine de belli bir amaç doğrultusunda!<br />
Sonuç: İstediği herşeyi elde eder! Zaman o kadar önemli değildir!</p>
<p>Baştan çıkarıcı<br />
Öpüşme tekniği: Severek ve yorulmak bilmeden öpüşür. Ayrıca sırnaşık ya da karşısından çok fazla istekte bulunan birisi değildir.<br />
Vücut yapısı: Güçlüdür, ama yine da az kaslıdır. Her zaman bakımlıdır ve gözlerinde derin bir anlam gizlidir. Dolgun dudaklıdır.<br />
Özellikler: Nazik ve baştan çıkartıcıdır. Kadınları parmağına dolayabilir..<br />
Sonuç: Her zaman ne istediğini ve neyi nasıl elde edeceğini bilir. </p>
<p>İş kolik<br />
Öpüşme tekniği: Onun için hiç şüphesiz en önemli unsur başarıdır! Öpüşmeyi sever, tabii çok uzun ve sık öpüşür. Ama dili gereğinden fazla hareketlidir! Öpüşürken karşı tarafı mıncıklamaktan hoşlanır. Ancak bir anda kalkıp işe gidebilecek bir kişiliği vardır.<br />
Vücut yapısı: Zayıf, solgun, sportif, ince dudaklı ve uzun yüzlüdür.<br />
Özellikler: Her zaman nesneldir. Oldukça başarılıdır. Beklentileri fazladır.<br />
Sonuç: Her zaman kontrolü elinde tutmak isteyen ve zor aşık olan bir insan..</p>
<p>Evcil<br />
Öpüşme tekniği: Dünyada öpüşmekten daha çok sevdiği birşey yoktur. Eğer dudakları dudaklarınızda değilse, o zaman mutlaka göğüslerinzi, boynunuzu ya da başka yerlerinizi öpüyordur.<br />
Vücut yapısı: Güçlü, biraz kilolu, dolgun dudaklı, iri gözlü.<br />
Özellikler: Saatlerce öpüşebilir.<br />
Sonuç: Kesinlikle güvenilebilir bir insandır. Ama onunla birlikteyken süpriz beklememelisiniz.</p>
<p>Entellektüel<br />
Öpüşme tekniği: Konuşmak mı öpüşmek mi? Entellektüel adamımız her ikisine de vakıftır.<br />
Vücut yapısı: Yuvarlak yüzlüdur ve saçları genellikle arkaya doğru taranmıştır. Geniş omuzlu değildir, ama ellerini çok hızlı hareket ettirir. Ayrıca gözleri nemlidir.<br />
Özellikler: Her konuda ve her yerde konuşur. Belki de bu kadar çok konuşmasının nedeni bilmediklerini saklamaktır.<br />
Sonuç: Duygusallık ona göre değildir. O daha çok bilgisayar ve rakamlarla ilgilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/nasil-opusulur.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanseri ülkemizde 2. sırada!</title>
		<link>http://www.yasamicinhersey.com/prostat-kanseri-ulkemizde-2-sirada.html</link>
		<comments>http://www.yasamicinhersey.com/prostat-kanseri-ulkemizde-2-sirada.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 17:24:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>

		<category><![CDATA[asya]]></category>

		<category><![CDATA[avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>

		<category><![CDATA[Doç. Dr. Sinan Sözen]]></category>

		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<category><![CDATA[Prof. Dr. Haluk Özen]]></category>

		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[PSA]]></category>

		<category><![CDATA[SGK]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[Üroonkoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamicinhersey.com/?p=1008</guid>
		<description><![CDATA[
Dünyada erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden olan prostat kanseriyle ilgili, Üroonkoloji Derneği tarafından Türkiye&#8217;de ilk kez ve 12 şehirde yapılan “Prostat Kanseri İnsidans Çalışması”nın ön raporu açıklandı.
Erkekleri etkileyen ölümcül kanser türlerinden prostat hakkında, tüm dünyada insanları bilinçlendirmek amacıyla ilan edilen “Dünya Prostat Günü” nedeniyle, tüm prostat hastalıklarına ilişkin son gelişmeler ve Türkiye’de yapılan “Prostat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/Kategori260/2009/09/15/fft23_mf373121.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Dünyada erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden olan prostat kanseriyle ilgili, Üroonkoloji Derneği tarafından Türkiye&#8217;de ilk kez ve 12 şehirde yapılan “Prostat Kanseri İnsidans Çalışması”nın ön raporu açıklandı.</p>
<p>Erkekleri etkileyen ölümcül kanser türlerinden prostat hakkında, tüm dünyada insanları bilinçlendirmek amacıyla ilan edilen “Dünya Prostat Günü” nedeniyle, tüm prostat hastalıklarına ilişkin son gelişmeler ve Türkiye’de yapılan “Prostat Kanseri İnsidans(görülme sıklığı) Çalışması”  ön raporu İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında masaya yatırıldı. Üroonkoloji Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, Prostat kanserinin erkeklerde vücuttaki kötü huylu tümörler arasında sıklık olarak tüm dünyada ikinci sırada yer almakta olduğu, her yıl 679 bin yeni olguya tanı konmakta olduğu belirtildi.</p>
<p>Toplantının ana gündem maddesi olan “Türkiye’de Prostat Kanseri İnsidansı” çalışması hakkında bilgi veren Op. Dr. Ferruh Zorlu, 01 Temmuz 2008 - 30 Haziran 2009 tarihleri arasında 1 yıl süren çalışmayı şöyle özetledi; “Türkiye genelinde prostat kanseri insidansının(görülme sıklığı) ve ülke genelinde bölgesel dağılımının bilinmemesi, tüm çalışmalarda yabancı ülke istatistiklerinin kullanılması gerekçesiyle, ayrıca birincil amaç olarak prostat kanseri insidansının saptanması, ikincil amaçların ise bölgelere göre risk faktörlerinin dağılımı, hastaların ilk başvuru nedenleri, tanı anında hastalığın evresi ve kanserli hastaların özelliklerinin saptanması olarak belirlenen çalışmada, seçilen illerin Türkiye’de devlet istatistik enstitüsünün belirlediği Avrupa Birliği bölgesel istatistik sistemine uygun, karşılaştırılabilir, istatistiksel veri tabanına göre belirlenmiştir” dedi.</p>
<p> Çalışmanın ön sonuçlarına gore; Prostat kanserinde belirgin artış olduğu, prostat kanserinin erkeklerde akciğer kanserinden sonra 2. sıraya yerleştiği ve mesane kanserinin üstüne çıktığı, Ülkemizde daha önce Asya ülkelerinden biraz fazla prostat kanseri görülürken şimdi Akdeniz ülkeleri ile aynı oranda görüldüğü belirtildi ve bu oranların tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kişilerin doktora görünme sıklıkları, yapılan kan testlerinin artışı, tanı koymada gelişmeler gibi faktörlere bağlı olarak değiştiği belirtildi. Ayrıca uzmanlar, prostat kanserinin batı tipi yaşam tarzının, hazır gıdaların fazla tüketimi gibi alışkanlıklarla artış gösterdiğini söyledi.  Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bedük, prostat kanserinin görülme sıklığının ileri yaşlarda fazla olduğunu ancak yaşı yüksek insanlarda ölüm oranlarının daha düşük görüldüğünü, 30’lu, 40’lı yaşlarda ölümcül vakaların daha fazla olduğunu ve ürolojik kanserlerin erken teşhis edildiğinde tedavisinin mümkün olduğunu ve yüz güldürücü sonuçlar elde edildiğini belirtti. Ayrıca, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlar risk grubunda birinci sırayı oluşturuyor, diye sözlerine ekledi.</p>
<p> BAYANLAR PROSTAT KANSERİNİ ÖNLEMEDE ETKİLİ!</p>
<p> Üroonkoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Haluk Özen, prostat kanserinin erken evrede yakalandığında ve doğru tedavi uygulandığında % 90 başarı sağlandığını, bir çok bayanın,   yakını olan erkekleri doktora gitmeye, PSA dediğimiz basit kan testini yaptırmaya ikna ettiğini ve böylece erken tanıda önemli rol oynadıklarını belirtti. Tarama çalışmalarının önemine de değinen Prof. Dr. Özen, “Avrupa’da yapılan önemli bir çalışma var, Avrupa Prostat Kanseri Araştırması, bu çalışmada çarpıcı bir sonuç karşımıza çıkıyor; tarama yoluyla prostat kanserinden ölüm oranlarının %23 düştüğü belirtiliyor” diye konuştu.</p>
<p> Üroonkoloji Derneği’nden Doç. Dr. Sinan Sözen ise, PSA testinin üroloji uzmanı tarafından çok iyi tanınması ve gerekli durumlarda istenmesi gerektiğini belirterek, “Birçok hastaya yapılan PSA testi, biyopsi gibi işlemler bazen gereksiz yere isteniyor, bu işlemler lüzumsuz yere yapılmamalı. Bunlar SGK’ya da ciddi yük olmaktadır” diye belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamicinhersey.com/prostat-kanseri-ulkemizde-2-sirada.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
